ANA SAYFA UNDP SUNFY

 

Ad: Muğla Kentsel Sit ve Mobolla Antik Kenti Araştırma Eğitim Kültür ve Tanıtım Projesi
Uyg. Kurum:  Muğla Üniversitesi Karya Araştırma ve Uygulama Merkezi
Başlangıç Tarihi: 27.05.2009
Süresi: 7 Ay (206 Gün)

 

Bu proje Gençlik Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından yürütülmekte olan S-UN Fonu Gençlik Projesince desteklenmektedir.

 

 
 

            Önüne Muğla ovasını alıp sırtını dağın sarp kayalıklarıa dayayan muğla evleri; manzara ve güneş hakimiyetini dengelemek üzere parsellerin yukarı köşelerine ve kuzeye kapalı, güneye açık olarak yerleştirilmişlerdir.

 

            İklim koşullarına kaşı korunaklı, taş duvarlı, beyaz badanalı ve ahşabında sıkça kullanıldığı bu evler; dar sokakların çevresinde sıralanmış genellikle avlulu, iki katlı ve içe dönüktür. Özellikle zemin katlarda sokağa penceresi olan ev yok denecek kadar azdır. Evlerin içe dönük olmaları aile mahremiyeti anlayışının bir göstergesidir.

 

            Plan tipleri safa ile bunun etrafında yer alan odaların bulundukları konuma ve üst kata çıkan merdivenlerin yerine göre değişiklik göstermektedir. Merdivenler ahşaptır ve merdiven altındaki boşluklar çoğu evde depo olarak kullanılmaktadır. Eğer simetri uygunsa merdivenin her iki yanında birer veya ikişer oda yer alır. Genellikle avluya bakan cephelerinde boydan boya sofa bulunan evlerde ise üst kata merdivenle çıkılır. Geniş sofalı evlerde odalar sofanın gerisinde ve yapının arka duvarına yapışmış olarak yan yana sıralanmaktadır. Her bir oda doğrudan sofaya açılır. Bu tiplerde merdiven altındaki hacmin bahçeye yakın olmasının da etkisiyle tuvalet olarak kullanılışı oldukça yaygındır.

 

            Evlerin avlularına çift kanatlı yuvarlak kemerli bazılarının üzerinde küçük iki tarafa meyilli, kiremit örtülü, ahşap çatısı bulunan kapılardır.  Bu iki kanatlı kapıların genellikle girişe göre sağ taraftakinin içinden ikinci bir küçük kapı açılır bu küçük kapılar genellikle sivri kemerli ve sadedir. Bu tür kapılara “kuzulu kapı” denir. Kuzulu kapıların dışa bakan cepheleri genellikle süslü ve işlemelidir.

 

            Evlerin avluları genellikle kayrak taşı ile kaplı birçoğu havuzlu iç bahçeler şeklindedir. Avlular yılın 7-8 ayı boyunca yaşanılan evin kapalı mekânları ve sofalarıyla kullanım bütünlüğü içerisindedir. Avlularda duvarlara yakın yerlerde ağaçlar ve çiçekler yer almaktadır. Evin bir duvarına bitişik olarak veya yarım bir konumda müştemilat bulunur. Müştemilat içinde evin asıl mutfağı, ocağı, kileri ve bazılarında da banyo yer alır.

 

            Çatı kiremit kaplıdır ve alaturka çatı kiremit’inden oluşmaktadır. Çatı dışında duvar üstleri, ocak çıkıntılarının baca halinde daraldığı girintilerin üstleri ve yağmurdan korunması gereken tüm çıkıntılar bu alaturka kiremitler ile kapatılmıştır.

 

            Muğla’nın sembolü olarak kabul edilen karakteristik bacalarda kendine özgü bir şapka ile kapatılmıştır. Ve bu bacalara üstten bakıldığında artı işareti şeklinde görünmektedir.

 

Muğla Evlerini Temel Olarak İkiye Ayırmak Mümkündür;

 

·         Türk Evleri: Özellikle hisar dağı eteklerine doğru sıralanmışlardır. Avlu içindeki müştemilatlarıyla bir kullanım ve form oluştururlar. Bazılarının sofaları sonradan kapatılmıştır. Yakın devirde inşa edilen evlerin sofaları, kapalı sofa şeklinde yapılmıştır.

 

·          Rum Evleri: Kente Rum tüccarların yerleşmeye başlamasıyla birlikte Rum aileleri özellikle Konakaltı ve Saburhane semtleri çevresine yerleşerek, kendi kültürlerine göre biçimlenen tarz evler inşa etmişlerdir. Rum evlerini Türk evlerinden ayıran temel özellik; içe kapanmamış olmaları avlu yerine sokakla bütünleşen bir cephesi ve kütle nizamı gösterilir. Diğer bir belirleyici özellik ise kesme taş yapı olmalarıdır.

 

Muğla kentsel sit alanında bulunan evler Osmanlı Dönemi yapılarıdır. Evlerin büyük çoğunluğu 19 ve 18. yy yapılarıdır. Bu tarz yapıların inşası günümüzde az da olsa Muğla yaylasında yapılmaktadır.